içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

10 KASIM VE CUMHURİYETİN DEĞERLERİ

ON KASIM VE CUMHURİYET DEĞERLERİ 

BU gün 10 Kasım ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü. 
 
Ben her 10 Kasım 09.05 de eğer bir anmada değilsem, evde ofiste mutlaka saygı duruşunda bulunurum. Mustafa Kemal Atatürk’ün anısı önünde 1 dakika saygı duruşunda bulunmaktan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, bir kadın olarak kendim hep sorumlu hissederim. 

Cumhuriyet kazanımlarının değeri  her geçen gün daha çok önem kazanmakta. Bir solcu olarak bu değerleri daha ileri taşıma mücadelemiz, yerini maalesef sadece koruma çabalarına bıraktı. Cumhuriyet’i organize bir şekilde yok etmeye çalışanlara karşı Cumhuriyeti korumak için mücadele etmek zorunda kaldık. 

Cumhuriyet değerlerinin kazanımı sadece kulluktan özgür birey olmaya geçmek ile sınırlı değildir.

Cumhuriyet başlatılan eğitim seferberliğinden Köy Enstitülerine uzanan bir yolculuktur.
Köy Enstitüleri sonra kapatılsa bile ülkenin her yerinde, köylerde dahi zorunlu ilköğretimin eğitim devam etti.
Bugün geldiğimiz noktada bir çok köy okulu kapatıldı, taşımalı eğitim başladı. Sonuç olarak çocuklarımız tarikat ve cemaatlerin eline teslim edilmeye  çalışılıyor. 
22 yılda 18 kez eğitim sistemi değişti, çağdaş bilimsel ve laik eğitimden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyoruz. Özel okulların oranı yüzde ikiden, yüzde yirmiikiye yükseldi.

Cumhuriyet, seçme ve seçilme hakkıdır. 1926 da Medeni Yasanın kabulü ile çağdaş haklardan yararalanan kadınlar, 1934 yılında seçme ve seçilme hakkını bir çok Avrupa ülkesinden önce almışlardır.
Şimdi seçimlerin hiç bir garantisi, kullanılan oyların güvencesi yok. Bir zarftan çıkan dört pusuladan üçünü geçerli sayıp birinin geçersiz kabul edildiğini gördük. Şimdi belediyelere hukuksuzca kayyum atayarak, seçileninde, seçenininde hakları yok sayılıyor. 

Cumhuriyet, kimsesizin kimsesi, refah bolluktur.
Köylünün milletin efendisi olduğu, tarımın, hayvancılığın desteklendiği, demiryolu ağının süratla yayıldığı, fabrikaların açıldığı bir dönemin başlangıcıdır. 
Şimdi bu kazanımlar parsel parsel satılarak, ulusal servetimiz bir avuç yerli ve yabancılara peşkeş çekildi.

Cumhuriyet sanattır. Atatürk “fikirler ve devrimler sanat ile yayılır” demiştir ve sanatın gelişimi için sanatçıları desteklemiştir.
Şimdi sanatın popüler kültüre kurban edildiği, gerçek sanatçıların, yazarların susturulmaya çalışıldığını hepimiz izliyoruz.

Cumhuriyet özgürlüktür. Sadece sanatçıların mı özgürlüğü kısıtlanıyor, düşünen, rededen, muhalif herkesin özgürlüğü tehlikede.
Hukuk işlemiyor, yasalar keyfi uygulanıyor.
Değişmez denilen Anayasanın ilk dört maddesinin değişmesi tartışılıyor.

Cumhuriyet kadının, çocuğun yaşam hakkıdır. Ekim ayında katledilen kadın sayısı, bugüne kadarki en yüksek rakama ulaştı.

Çocuklar… Güzel yarınlar borçlu olduğumuz çocuklar katlediliyor.
Narin bir avuç köyde, bir avuç insanın gözü önünde kayboldu, 19 gün sonra cansız  bedeni bulundu. Üç gündür Narin davası Diyarbakır adliyesinde aralıksız devam ediyor. Ben üç gündü bedenen değilse de ruhen oradayım , izliyorum. Ve bir avuç aile bizim, devletin, yasaların aklı ile alay ediyor.
Diyarbakır’a akın akın giden STK’lara, kadın örgütlerine, Barolara, özellikle Diyarbakır Barosuna, duyarlı insanlara, Narin’i evladı görüp sahiplenen herkesi selamlamadan geçmek olmaz.

Cumhuriyet değerlerinin yok edilmeye çalışıldığı bu süreçte, Cumhuriyeti ve Devrimlerini her zamankinden daha çok sahiplenmeye ve korumaya mecburuz. Bunu gençlerimize, çocuklarımıza ve gelecek nesillere borçluyuz.

Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 86. yılında saygı ve özlem ile anıyorum.

10 Kasım 2024
Ferihan Karasu

Bu yazı 4330 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum