-
Ferihan Karasu
Tarih: 08-12-2024 13:05:00
Güncelleme: 08-12-2024 13:05:00
DEVRİMCİ KALABİLMEK
Üç gün önce sevgili ablam eğitimci Gülcihan Şahin’in eşiti, matematik öğretmeni ağabeyim Hamza Şahin’i sonsuzluğa uğurladık.
Özelikle biz politikacılar ortamlarda, biri tanıştırılırken “eski devrimci” tanımını çok duyarız.
Devrimcinin eskisi olur mu? Devrimcilik eskir mi hiç?
Ya da sadece “devrimci “diye tanıştırırlar. Görürüz ki onlar da yaşamın potasında savrulmuş, devrimcilikle bağdaşmayan bir yaşam sürerler. Zaten onlar da kendisini bildikleri için bu sıfat karşısında ezilir, gözlerini kaçırırlar.
Devrimcilik, sol düşünce bir yaşam biçimidir. Kimse görmeden de doğruyu yapabilmektir. Mücadelesini sürdürebilmek, dayanışmayı büyütebilmektir.
Hamza Şahin 68 kuşağı devrimcilerinden.
70’li yıllarda matematik öğretmeni olarak atandığı, Samsun Bafra Lisesinden okul yönetiminin sürgün etme çabalarına karşı, direnen, kendisine sahip çıkan öğrenci velilerinin dayanışmasını gönenerek anlatırdı hep.
Bafra Lisesinde ki devrimci öğretmen yoldaşlarının, faşistler tarafından tek tek katledilmesine tanıklık etti.
Ölüm kapısına dayandığında ailesinin ısrarlarıyla çok sevdiği öğretmenliği bırakıp bir gecede İstanbul’a taşındı.
Hamza Şahin’in dostları ile muhabbet sofraları eksik olmazdı. O sofrada sohbetler, bir süre sonra büyük aşkı ablamla göz göze söylenen türkülerle taçlanırdı.
Yine böyle akşamda konuğu yazar Yaşar Seymen‘a o yılları anlatırken;
“Bafra’ya tayinim çıktı, sabah otobüsten indim, bir ev bakmadan , okulu gitmeden Bafra’nın sokaklarında TÖB-DER tabelasını aramaya başladım. O yıllarda birine TÖB-DER adresi sormak da tehlikeliydi” O’nun anılarını saygıyla dinleyen Yaşar Seyman’ın birden şen kahkahası yükseldi.
“Bakarmısınız! Ne güzel anlatıyor, adam sanki Bafra sokaklarında sevgilisini arıyor” dedi.
Katledilen öğretmen arkadaşlarının acısını heybesine koyarak İstanbul’a taşınan Hamza Şahin 12 Eylül darbesi ve yasaklarını İstanbul’da karşıladı. Türkiye’nin bir çok yerinde olduğu gibi onun yaşadığı apartmanının soba bacasıda eylül sıcağında tütüyordu. En kıymetli varlığı kitaplar, belgeler sobada imha ediliyor du.
Bir ilaç şirketinde yönetici olarak çalışken, emekçilerin yanında olmaktan hiç vazgeçmedi. Emekçilerin haklarından, özel sorunlarına kadar ilgilendiği, çözüm ürettigi ne kadar çok öyküye tanıklık ettim. 1977 de
yönetici olmasına rağmen katıldığı kanlı 1 Mayısda ölüm bir daha çelme atacak yaşama tutunacaktı.
O dönem hasta olan, yurt dışı yasağından dolayı tedavisi yarım kalan büyük ozan,
Ruhi Su’nun ilaçlarını çalıştığı ilaç firmasından temin ederdi.
Bizim kuşak, klasik matematik, cebir, geometri okudu. Modern matematik hayatımıza girdiğinde ona adepte olamayan ne çok gence evinde ücretsiz ders vererek yetiştirdi. Liseyi yeni bitirmiş biri olarak derslerini dinlerdim. Tam bir formülü anlatırken, birden hayata dair bir öykü anlatmaya başlardı. Keyif ile dinlerken, formüle yeniden döner anlattığı öykünün dersin bir parçası olduğunu anlardık. Matematiğin rakamlarına, sembollerine can verirdi.
Yöneticilikten sonra iş veren olunca, 1 Mayıs İşçi Bayramını 2000’li yıllarda,devletten önce resmi tatil ilan etmişti, o gün iş yerini kapatırdı.
Herkesten önce katıldığı bir mitingde karşılaştığım da, “bizim şirket bu gün kapalı, herkes izinde. Bakıyorum kimler mitinge gelmiş” demişti. Katılmayan elamanlarına sitem etmişmiydi hiç sormadım.
Kurucusu olduğu Şahin Kırtasiye-Kopyalama Şirketinde 40 yıldır kaç öğrencinin kırtasiye ihtiyacın karşıladığı, kitap alamayanlara, kitapları kopyalayıp verdiği, üniversite öğrencilerinin tezlerini baskısını hazırladığının çetelesini eminim tutmamıştır. Çünkü bu iyilik değil onun için görevdi zaten.
Burs verdiği hiç tanımadığı çocuklar doktor, avukat olunca bir paket çikolata ile tanışmaya gelirlerdi. O çikolatanın tadı, gururu bir başkaydı.
Onu uğurlarken ne çok insan gelip aile ile konuştu. Meğer bilmediğimiz ne çok insanın hayatına dokunmuş.
Ha unutmadan 1 Mayısta AKM’ye asılan “Zincirleri kıran işçi posterini” gece-gündüz elamanlarına mesai yaptırıp hazırladığını da not düşmek isterim.
Hamza Şahin’in şahsında, yarına giden ve yarınlar için direnen tüm devrimcileri saygı ile selamlıyorum.
Ferihan Karasu
08 Aralık 2024
- BENİM ANNEM DEVRİMCİYMİŞ!
- MAHSUNİ ŞERİF’den EDİP AKBAYRAM’a
- 2024’Ü UĞURLARKEN
- UMUDUN TÜRKÜSÜ GEZİ DİRENİŞİ
- 10 KASIM VE CUMHURİYETİN DEĞERLERİ
- Kesinlikle Barış
- Çöken Sağlık Sistemi
- GEZİ DİRENİŞİN DE DİSK YELEKLİ HIZIR MEHMET GÜLERYÜZ
- CHP GÜÇLÜDEN DEĞİL HAKLIDAN YANA OLMALI
- Eylül Ayını Uğurlerken
- 12 Eylül Darbesinin Ayak İzleri
- AH NARİN